BBC'nin sitesinde ilginc bir test ile karsilastim.
http://www.bbc.co.uk/science/humanbody/sex/add_user.shtml
Insanlarin "SEX I.D."sini olcuyormus efendim bu test. Yani beynimizin nasil calistigi, ne olcude erkek gibi, ne olcude kadin gibi dusundugumuzu hesapliyor bir takim psikolojik testlerle.
Ne yazik ki sonuclari yorumlama kismi bence pek yeterli degil ama testler ve ne anlama geldikleri ilginc.
Ben butun testlerde (kadin, erkek) oldukca basariliydim, simdilik bu kadar soyleyeyim.
Thursday, March 29, 2007
Friday, March 23, 2007
"Benim olucak Fistik.. Binicem ustune, vurucam kirbaci..."
Iste karsinizda Turk sinemasinin kult sahnelerinden birisi.. Kucuk antagonist Sisko Nuri'nin zirve yaptigi, filmin en can alici sahnesi.
Sisko Nuri'nin repliklerine lutfen dikkat:
- Babaaaaaaaaeeğ!!!
- Baba isteriiiiiiğğğm!!
- Benim olucak Fistik.. Binicem ustune, vurucam kirbaci, vurucam kirbaci (arada Sezercik "hayir" falan diyor) Nedenmis? Babam cok zengin benim cuvalla para verir gene de alir.
- Oh yaaaa (eliyle de "oh" hareketini yapmakta)
Salak Aysecik Sisko Nuri'nin butun planlarini bozmasa belki de Erol Tas'dan sonra, Turk sinemasinin en onemli kotu adami olacak cocuk.
Bu arada "Eric Cartman" karakterinin nereden esinlendigi de ortaya cikmis oluyor sanirim.
Sisko Nuri'nin repliklerine lutfen dikkat:
- Babaaaaaaaaeeğ!!!
- Baba isteriiiiiiğğğm!!
- Benim olucak Fistik.. Binicem ustune, vurucam kirbaci, vurucam kirbaci (arada Sezercik "hayir" falan diyor) Nedenmis? Babam cok zengin benim cuvalla para verir gene de alir.
- Oh yaaaa (eliyle de "oh" hareketini yapmakta)
Salak Aysecik Sisko Nuri'nin butun planlarini bozmasa belki de Erol Tas'dan sonra, Turk sinemasinin en onemli kotu adami olacak cocuk.
Bu arada "Eric Cartman" karakterinin nereden esinlendigi de ortaya cikmis oluyor sanirim.
Tuesday, March 20, 2007
Liseli vardi ya ah o liseli...
Burhan Cacan'dan muhtesem bir yapit. Kipir kipir bir calisma (Kral TV vj'i laflari)..
Elbette hatirlayanlar olacaktir. Ramazan'da ezan okuyan bir abimiz olan Burhan Cacan nasil oldu da boyle bir sarki yapmis, cikmis soylemis, klip cekmis anlamak guc.
Sarkinin muhtesem ve lise onlerinde gezen abilerimizi derinden etkileyen sozleri su sekilde:
örükleri lule lule lule lule
gerdanı benzerdi güle beyaz güle
örükleri lule lule lule lule
gerdanı benzerdi güle beyaz güle
buluşurduk arzu ile istek ile liseli vardı ya ah o liseli
liseli vardı ya ah o liseli kısacık etekli dar elbiseli
liseli vardı ya ah o liseli lisenin en şirin o en güzeli
kirpikleri ,kaşı kara ,gözü kara
gerdanı benzerdi kara ,beyaz kara
buluşurduk arasıra arasıra
liseli vardı ya ah o liseli
liseli vardı ya ah o liseli
kısacık etekli dar elbiseli
liseli vardı ya ah o liseli
lisenin en şirin o en güzeli
Kliple ilgili tek diyecegim su: ulan gerizekalilar, kizdan ucunuz birden hoslaniyorsunuz ve ucunuz beraber takilip kizi tavlamaya calisiyorsunuz.. kiz ne yapabilir, ne bekliyorsunuz kizdan? Diger sebekler olmasa uzun boylu kumral cocugun gayet sansi var bence.
Elbette hatirlayanlar olacaktir. Ramazan'da ezan okuyan bir abimiz olan Burhan Cacan nasil oldu da boyle bir sarki yapmis, cikmis soylemis, klip cekmis anlamak guc.
Sarkinin muhtesem ve lise onlerinde gezen abilerimizi derinden etkileyen sozleri su sekilde:
örükleri lule lule lule lule
gerdanı benzerdi güle beyaz güle
örükleri lule lule lule lule
gerdanı benzerdi güle beyaz güle
buluşurduk arzu ile istek ile liseli vardı ya ah o liseli
liseli vardı ya ah o liseli kısacık etekli dar elbiseli
liseli vardı ya ah o liseli lisenin en şirin o en güzeli
kirpikleri ,kaşı kara ,gözü kara
gerdanı benzerdi kara ,beyaz kara
buluşurduk arasıra arasıra
liseli vardı ya ah o liseli
liseli vardı ya ah o liseli
kısacık etekli dar elbiseli
liseli vardı ya ah o liseli
lisenin en şirin o en güzeli
Kliple ilgili tek diyecegim su: ulan gerizekalilar, kizdan ucunuz birden hoslaniyorsunuz ve ucunuz beraber takilip kizi tavlamaya calisiyorsunuz.. kiz ne yapabilir, ne bekliyorsunuz kizdan? Diger sebekler olmasa uzun boylu kumral cocugun gayet sansi var bence.
Eroin

Bu kitap kapagini belki de hatirliyorsunuzdur bir yerlerden. Ben kucukken servisteki abilerin ablalarin elinde gorurdum bazen bu kitabı. O zamanlar, herhalde kitabin ismi ve kapagi nedeniyle kitap beni bayagi huzursuz ederdi. Kitabi okumakta olan kisi icin ise "herhalde bu da eroinman, yazik" seklinde dusunurdum. Meger o yillarda bu kitap ve Kanat Guner'in yazdigi (kitap basilmadan asiri dozdan olmus kendisi) "Eroin Guncesi" oldukca populermis.
Benim yillar sonra bu kitabi alip (daha dogrusu Ali'ye aldirip) okumamin sebebi ise daha farkli. Bu kitapta anlatilan olaylar Berlin'de Zoo denilen muhitte gecmekteymis. Zoo dedigim yer icin de Ahmet Cihat'in oralar diyebiliriz. Kitabin orjinal ismi "Wir Kinder vom Bahnhof Zoo" imis. Saniyorum anlami yaklasik olarak "Biz; Zoo Istasyonu Cocuklari" olsa gerek. Ben de her gun metroya bindigimiz yer olan Zoo Istasyonu'nda bakalim neler oluyormus dedim. Hay demez olaydim. Kitap cok sarsici efendim, insanin keyfini kaciriyor. 12 yasinda esrar ceken, sonra hap kullanmaya baslayan ve 13 yasindayken eroine baslayan bir kiz cocugunun (Christiane F.) roportajlarindan derlenmis bir kitap. 13 yasindayken eroine baslamak zaten pek aklimin almadigi bir seyken kiz bir de eroin parasini kazanmak icin yine o yaslarda fuhus yapmaya basliyor.
Kitabi "vay anasini", "tovbe", "la havle"lerle anneanne gibi okuduktan sonra sanki ben eroin kullaniyormusum gibi bir endiseye kapildim. Ahmet Cihat sen de dolasma Zoo, Kurfurstendamm ve Kurfurstenstrasse gibi yerlerde. Hatta Teknik Universite'nin yemekhanesi neresiyse oralara da gitme, gozunu dort ac.
Labels:
Berlin,
Christiane F.,
Eroin,
Kitap,
Wir Kinder vom Bahnhof Zoo,
Zoo
Monday, March 19, 2007
Tarihteki Delikanlilar - 3 - Ali Desidero
"Tarihteki Delikanlilar"in yeni bolumune hosgeldiniz sevgili okurlar. Bugun bu kosede ilk defa bir hayal kahramanini inceleyecegim. Kendisi MFO'nun bir sarkisinin kahramani olan Ali Desidero.
Ali Desidero bir hayal kahramani ama bu onun ne derece delikanli bir kisi oldugu ve ondan hepimizin ogrenecek cok seyi oldugu gercegini degistirmiyor. Oncelikle Ali abimizin ismini inceleyelim: "Desidero" italyancada "dilemek" fiilinin birinci tekil kisi icin cekilmis haline tekabul ediyor. Isim bu haliyle pek bir anlam ifade etmiyor ama Desidero ile Ali'nin yerlerini degistirirsek "Ali'yi diliyorum" gibi bir anlam cikiyor. Bu durumda goz kirpan smiley koyacagim mecburen ;). Ayrica Ali abimizin kendisine italyanca bir soyadi alabilmis olmasi cok delikanli bir hareket.
Simdi bakalim Ali Desidero sarkida nasil tanitiliyor:
bizim Ali pişpirik oynar MFO dinler maç seyreder
dedik ya abayı yakmış kıza bundan haberi yok kızın ama
Bu kadarcik bir tanitim bile bize Ali'nin delikanliligiyla ilgili bir cok ipucu veriyor. MFO dinlemesi mi desem yoksa kahvede kagit oynayip mac seyretmesi mi? Ama sanirim en onemli detay Ali abinin delikanlica bir platonik ask (asklarin en temizi) yasamasi. Bu arada kahvede kagit oynayip mac seyretmesini kiro bulanlar elbette olacaktir ama ilerleyen satirlarda gorecegiz durumun boyle olmadigini.
Hikayeyi bilen bilir ama ben yine de ozetleyeyim: Ali abimiz guzel bir kiza gonlunu kaptirir. Kizimiz iyi bir aile kizi oldugu gibi, hem guzeldir hem de entelektueldir. Elbette ki feminist bir kizdir metafizige de inanir ama bir kusuru vardir kizin o da biraz entel takilmasidir (entel dantel). Kizimiz degisik bir psikoloji icindedir: bir felsefe; idiotloji.
Buraya kadar umarim Ali'nin durumunu biraz olsun aciklayabilmisimdir. Aciklayamadigimi dusunerek hemen bir cumlelik ozet geciyorum: kahvede mac seyredip, kagit oynayan delikanli bir genc olan Ali, kendisinden cok farkli, ayri bir dunyanin insani olan bir gizemli guzele asik olmustur. "Ayri dunyalarin insani" safsatasini yikip atacak, bu cozumu imkansiz gibi gorunen denklemi cozecek kisi Ali'den baskasi degildir. Bu da sanirim Ali'nin ne kadar delikanli bir insan oldugunun kanitidir.
Hikayenin nasil devam ettigine bakalim isterseniz:
bizim Ali kahveden aynen kız oradan gelip gecirken
gözüne kestirip kafasına takıyor
bu benim diyor dokunanı yakarım!
Tabi ki abi.. helal olsun, yakisir sana.
Delikanli adamda bulunmasi gereken bir ozellik olan centilmenlik Ali'nin de en onemli ozelliklerinden birisi:
Ali kahvede oturup duruyor kızın gecmesini bekliyor
hatun kişi görününce köşeden MFO başlıyor aynen kasetten
matmazel mfö yü duyar duymaz bir an kendinden geciyor
ha bayıldı bayılacak derken Ali kızın elinden tutuyor (aslan abim)
Ali kıza bir klark çekiyor kahvedikiler ınının diyor (heyt be, yakisikli abi Ali abi, bir klarkla isi bitirdi vallahi. Kahvedekiler de hayran Ali abiye)
ınının ınının ınının ınınının ınının ınınııınııın
Simdi bizlere bir ders niteliginde olmasi gereken, kiz tavlama teknikleri geliyor Ali abiden:
kız "pardon" diyor "başım döndü, MFO yakar gönlümü"
"rica ederim gelebilir her genc kızın başına yardım edeyim size istersiniz
evinize götüreyim icabında"
"ay nasıl olur ben sizi hiç tanımıyorum ama
hem konu komşu ne der sonra merci giderim tek başıma hahah"
"olur mu ne önemi var" diyor oğlan
"yürüyelim işte ne çıkar bundan
hem sizinle de tanışmışız oluruz
hem konuşuruz şurdan burdan"
Efendiler demek ki neymis? Once adam olacakmisiz, dusunceli olacakmisiz, yardimsever ve durust olacakmisiz. Baskalari "oyle dusunur, ne der" demeyecegiz, tabulari yikacagiz ve devrimci olacagiz. Oyle menfaatci olmayacagiz, cakal olmayacagiz degil mi? Biraz da israrci olacagiz, ne istedigimizi karsimizdakine gosterecegiz, kararli olacagiz, ama bunu kararinda yapacagiz. Ah be Ali abi, senin gibi olamadik biz, senin gibi delikanlilar azaldi artik.
Tabi ki boyle bir delikanli karsisinda kiz da etkileniyor ama ne de olsa ayri dunyalarin insanlari ikisi, o yuzden kiz Ali abimizi genel kulturu hakkinda soyle bir yokluyor:
"ne kibar cocuk" diyor kız içinden "hem samimi hem vefalı yani
bir imtihan cekeyim şuna diyor serseri mi yoksa bir dahi mi"
diyor "felsefeyi sever misiniz" ali diyor "biz hep dönerciyiz"
"luther" diyor kız ,"machiavelli"
"şampiyon biziz "diyor ali "attığımız gollerden belli".
Yuru be Ali abi.. Bu nasil durustluk, bu nasil naiflik, bu nasil samimiyet? Hic kivirmiyor Ali abi. Ne anliyorsa o. Baskasi gibi olmuyor, kendi oluyor hem de unlu dusunur Tarkan'in onerdiginden kac yil once! Adamin delikanliligina 10 puan!
Kiz hala onyargilarini yikamamis durumda. Biraz kalin kafali olmasi muhtemel. Ne de olsa bu gercek hayat, oyle benzemiyor felsefe kitaplarini yutmaya. Ama Ali abim yilmiyor:
kız anlıyor ki dünyalar ayrı Ali'ye kibarca bir "bye bye"
Ali diyor "hay hay"
gözü parlıyor aniden kızın,"şeytan tüyü var bu hınzırın"
Ali anlıyor ki doğru yolda "hazırım" diyor buluşmaya
kız diyor ki "bu işler narin bugün olmaz ali belki yarın"
Burada gercek bir delikanlinin aski icin neler yaptigini goruyoruz. Gavurlarin "don't take no for an answer" dediklerinin nasil uygulanmasi gerektigini bir ders niteliginde goruyoruz. Tertemiz hisleri icin delikanlica bir mucadele veren Ali abiyi tebrik ediyoruz, yanaklarindan opuyoruz. Muhtemelen su anda kendisi bu hanimefendiyle evli ve 3 cocuk babasidir; Yengeye selamlar yolluyoruz, cocuklarin gozlerinden opuyoruz.
Bir "Tarihteki Delikanlilar"in daha sonuna geldik. Tekrar bulusana dek esen kalin efendim.
Ali Desidero bir hayal kahramani ama bu onun ne derece delikanli bir kisi oldugu ve ondan hepimizin ogrenecek cok seyi oldugu gercegini degistirmiyor. Oncelikle Ali abimizin ismini inceleyelim: "Desidero" italyancada "dilemek" fiilinin birinci tekil kisi icin cekilmis haline tekabul ediyor. Isim bu haliyle pek bir anlam ifade etmiyor ama Desidero ile Ali'nin yerlerini degistirirsek "Ali'yi diliyorum" gibi bir anlam cikiyor. Bu durumda goz kirpan smiley koyacagim mecburen ;). Ayrica Ali abimizin kendisine italyanca bir soyadi alabilmis olmasi cok delikanli bir hareket.
Simdi bakalim Ali Desidero sarkida nasil tanitiliyor:
bizim Ali pişpirik oynar MFO dinler maç seyreder
dedik ya abayı yakmış kıza bundan haberi yok kızın ama
Bu kadarcik bir tanitim bile bize Ali'nin delikanliligiyla ilgili bir cok ipucu veriyor. MFO dinlemesi mi desem yoksa kahvede kagit oynayip mac seyretmesi mi? Ama sanirim en onemli detay Ali abinin delikanlica bir platonik ask (asklarin en temizi) yasamasi. Bu arada kahvede kagit oynayip mac seyretmesini kiro bulanlar elbette olacaktir ama ilerleyen satirlarda gorecegiz durumun boyle olmadigini.
Hikayeyi bilen bilir ama ben yine de ozetleyeyim: Ali abimiz guzel bir kiza gonlunu kaptirir. Kizimiz iyi bir aile kizi oldugu gibi, hem guzeldir hem de entelektueldir. Elbette ki feminist bir kizdir metafizige de inanir ama bir kusuru vardir kizin o da biraz entel takilmasidir (entel dantel). Kizimiz degisik bir psikoloji icindedir: bir felsefe; idiotloji.
Buraya kadar umarim Ali'nin durumunu biraz olsun aciklayabilmisimdir. Aciklayamadigimi dusunerek hemen bir cumlelik ozet geciyorum: kahvede mac seyredip, kagit oynayan delikanli bir genc olan Ali, kendisinden cok farkli, ayri bir dunyanin insani olan bir gizemli guzele asik olmustur. "Ayri dunyalarin insani" safsatasini yikip atacak, bu cozumu imkansiz gibi gorunen denklemi cozecek kisi Ali'den baskasi degildir. Bu da sanirim Ali'nin ne kadar delikanli bir insan oldugunun kanitidir.
Hikayenin nasil devam ettigine bakalim isterseniz:
bizim Ali kahveden aynen kız oradan gelip gecirken
gözüne kestirip kafasına takıyor
bu benim diyor dokunanı yakarım!
Tabi ki abi.. helal olsun, yakisir sana.
Delikanli adamda bulunmasi gereken bir ozellik olan centilmenlik Ali'nin de en onemli ozelliklerinden birisi:
Ali kahvede oturup duruyor kızın gecmesini bekliyor
hatun kişi görününce köşeden MFO başlıyor aynen kasetten
matmazel mfö yü duyar duymaz bir an kendinden geciyor
ha bayıldı bayılacak derken Ali kızın elinden tutuyor (aslan abim)
Ali kıza bir klark çekiyor kahvedikiler ınının diyor (heyt be, yakisikli abi Ali abi, bir klarkla isi bitirdi vallahi. Kahvedekiler de hayran Ali abiye)
ınının ınının ınının ınınının ınının ınınııınııın
Simdi bizlere bir ders niteliginde olmasi gereken, kiz tavlama teknikleri geliyor Ali abiden:
kız "pardon" diyor "başım döndü, MFO yakar gönlümü"
"rica ederim gelebilir her genc kızın başına yardım edeyim size istersiniz
evinize götüreyim icabında"
"ay nasıl olur ben sizi hiç tanımıyorum ama
hem konu komşu ne der sonra merci giderim tek başıma hahah"
"olur mu ne önemi var" diyor oğlan
"yürüyelim işte ne çıkar bundan
hem sizinle de tanışmışız oluruz
hem konuşuruz şurdan burdan"
Efendiler demek ki neymis? Once adam olacakmisiz, dusunceli olacakmisiz, yardimsever ve durust olacakmisiz. Baskalari "oyle dusunur, ne der" demeyecegiz, tabulari yikacagiz ve devrimci olacagiz. Oyle menfaatci olmayacagiz, cakal olmayacagiz degil mi? Biraz da israrci olacagiz, ne istedigimizi karsimizdakine gosterecegiz, kararli olacagiz, ama bunu kararinda yapacagiz. Ah be Ali abi, senin gibi olamadik biz, senin gibi delikanlilar azaldi artik.
Tabi ki boyle bir delikanli karsisinda kiz da etkileniyor ama ne de olsa ayri dunyalarin insanlari ikisi, o yuzden kiz Ali abimizi genel kulturu hakkinda soyle bir yokluyor:
"ne kibar cocuk" diyor kız içinden "hem samimi hem vefalı yani
bir imtihan cekeyim şuna diyor serseri mi yoksa bir dahi mi"
diyor "felsefeyi sever misiniz" ali diyor "biz hep dönerciyiz"
"luther" diyor kız ,"machiavelli"
"şampiyon biziz "diyor ali "attığımız gollerden belli".
Yuru be Ali abi.. Bu nasil durustluk, bu nasil naiflik, bu nasil samimiyet? Hic kivirmiyor Ali abi. Ne anliyorsa o. Baskasi gibi olmuyor, kendi oluyor hem de unlu dusunur Tarkan'in onerdiginden kac yil once! Adamin delikanliligina 10 puan!
Kiz hala onyargilarini yikamamis durumda. Biraz kalin kafali olmasi muhtemel. Ne de olsa bu gercek hayat, oyle benzemiyor felsefe kitaplarini yutmaya. Ama Ali abim yilmiyor:
kız anlıyor ki dünyalar ayrı Ali'ye kibarca bir "bye bye"
Ali diyor "hay hay"
gözü parlıyor aniden kızın,"şeytan tüyü var bu hınzırın"
Ali anlıyor ki doğru yolda "hazırım" diyor buluşmaya
kız diyor ki "bu işler narin bugün olmaz ali belki yarın"
Burada gercek bir delikanlinin aski icin neler yaptigini goruyoruz. Gavurlarin "don't take no for an answer" dediklerinin nasil uygulanmasi gerektigini bir ders niteliginde goruyoruz. Tertemiz hisleri icin delikanlica bir mucadele veren Ali abiyi tebrik ediyoruz, yanaklarindan opuyoruz. Muhtemelen su anda kendisi bu hanimefendiyle evli ve 3 cocuk babasidir; Yengeye selamlar yolluyoruz, cocuklarin gozlerinden opuyoruz.
Bir "Tarihteki Delikanlilar"in daha sonuna geldik. Tekrar bulusana dek esen kalin efendim.
Elveda Fitik
20 veya 21 Ekim 2006'daki ilk tanismamizin ustunden neredeyse 5 ay gecmis. O gunlerde 2 kat asagi ranza tasimistik; o gunun bir hatirasisin sen bana fitik. Seni ilk gordugum an dun gibi aklimda.. Seninle beraber doktora gidisimiz, sonra tekrar gidisimiz, hatta sonra bir daha gidisimiz hepsi gozumun onunde. Senin sayende bir suru isten bile yirtmis olabilirim askerdeyken. Ahmet Cihat haric bircok arkadasimla bile tanistin fitik, hepsi de seni cok sevdi. Londra - Berlin gezimde eslik ettin bana, hic sesini cikarmadin butun gun yuruyup dolasirken oralari. Bir de sirt ustu yattıgımda geri yerine girip, yok olup saka yapman yok mu.. sonra hemen geri cikardin ama..
Butun bunlari unutmak kolay olmayacak fitik..
Ne yazik ki artik ayrilik vakti geldi fitik. Carsamba gunu sabahin erken saatlerinde, ufak bir operasyon neticesinde geldigin yere geri doneceksin ve her sey olmasi gerektigi gibi olacak. Yasandi bitti saygisizca fitik, bunu anlamalisin.
Elveda fitik... elveda...
NOT: 21 Mart sabahi ufak bir ameliyattan sonra fitiktan kurtulmus durumdayim. Hastanedeyken ziyaret eden, arayip soran herkese cok tesekkur ederim.
Butun bunlari unutmak kolay olmayacak fitik..
Ne yazik ki artik ayrilik vakti geldi fitik. Carsamba gunu sabahin erken saatlerinde, ufak bir operasyon neticesinde geldigin yere geri doneceksin ve her sey olmasi gerektigi gibi olacak. Yasandi bitti saygisizca fitik, bunu anlamalisin.
Elveda fitik... elveda...
NOT: 21 Mart sabahi ufak bir ameliyattan sonra fitiktan kurtulmus durumdayim. Hastanedeyken ziyaret eden, arayip soran herkese cok tesekkur ederim.
Thursday, March 15, 2007
Subscribe to:
Posts (Atom)
