Showing posts with label Siyaset. Show all posts
Showing posts with label Siyaset. Show all posts

Thursday, May 31, 2007

Playoff

Birinci lige (Turkcell Super Lig) yukselen 3. ve son takim da belli oldu. Genclerbirligi Oftas ve İstanbul Buyuksehir Belediyespor'a Kasimpasa katildi.

Altay ile Kasimpasa arasinda oynanan playoff final macinda Kasimpasa one gecmis ve 55. dakikada 10 kisi kalmis. Bunun ustune Altay beraberligi yakalamis sonra da 2-1 one gecmis. Macin 90. dakikasinda Kasimpasa bir gol bularak maci uzatmaya goturmus. Uzatmada Altay tekrar one gecmis bu sefer de 120. dakikada bir gol bulan Kasimpasa maci penaltilara tasimis. Penaltilar sonucunda da Kasimpasa Altay'i eleyip birinci lige cikmis.

Boylece birinci ligde Istanbul'un 5, Ankara'nin 4 takimi oldu. Koskoca Izmir'in ise tek bir takimi yok. Altay icin ne desek bos, ama rahatlikla gerizekalilar diyebiliriz. Altay'a ayrica yaziklar olsun, Kasimpasa gibi ne idugu belirsiz bir takimi zorla birinci lige cikarttilar. AKP'nin ve Recep Tayyip Erdogan'in takimi (gonul vermelerinden ote aktif bir sekilde mali olarak destekledikleri takim), taraftarlari Recep Tayyip Erdoğan'a tezahurat yapip onun posterlerini acan Kasimpasa artik birinci ligde, hayirli olsun. Kasimpasa'nin da butun oylari AKP'ye o da hayirli olsun.

Saturday, April 28, 2007

27 Nisan 2007 Muhtirasi

TARIH : 27 NİSAN 2007

NO : BA- 08 / 07

Türkiye Cumhuriyeti devletinin, başta laiklik olmak üzere, temel değerlerini aşındırmak için bitmez tükenmez bir çaba içinde olan bir kısım çevrelerin, bu gayretlerini son dönemde artırdıkları müşahede edilmektedir. Uygun ortamlarda ilgili makamların, sürekli dikkatine sunulmakta olan bu faaliyetler; temel değerlerin sorgulanarak yeniden tanımlanması isteklerinden, devletimizin bağımsızlığı ile ulusumuzun birlik ve beraberliğinin simgesi olan milli bayramlarımıza alternatif kutlamalar tertip etmeye kadar değişen geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır.

Bu faaliyetlere girişenler, halkımızın kutsal dini duygularını istismar etmekten çekinmemekte, devlete açık bir meydan okumaya dönüşen bu çabaları din kisvesi arkasına saklayarak, asıl amaçlarını gizlemeye çalışmaktadırlar. Özellikle kadınların ve küçük çocukların bu tür faaliyetlerde ön plana çıkarılması, ülkemizin birlik ve bütünlüğüne karşı yürütülen yıkıcı ve bölücü eylemlerle şaşırtıcı bir benzerlik taşımaktadır.

Bu bağlamda;

Ankara’da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları ile aynı günde kuran okuma yarışması tertiplenmiş, ancak duyarlı medya ve kamuoyu baskıları sonucu bu faaliyet iptal edilmiştir.

22 Nisan 2007 tarihinde Şanlıurfa’da; Mardin, Gaziantep ve Diyarbakır illerinden gelen bazı grupların da katılımı ile, o saatte yataklarında olması gereken ve yaşları ile uygun olmayan çağ dışı kıyafetler giydirilmiş küçük kız çocuklarından oluşan bir koroya ilahiler okutulmuş, bu sırada Atatürk resimleri ve Türk bayraklarının indirilmesine teşebbüs edilerek geceyi tertipleyenlerin gerçek amaç ve niyetleri açıkça ortaya konulmuştur.

Ayrıca, Ankara’nın Altındağ ilçesinde “Kutlu Doğum Şöleni” için ilçede bulunan tüm okul müdürlerine katılım emri verildiği, Denizli’de İl Müftülüğü ile bir siyasi partinin ortaklaşa düzenlediği etkinlikte ilköğretim okulu öğrencilerinin başları kapalı olarak ilahiler söylediği, Denizli’nin Tavas ilçesine bağlı Nikfer beldesinde dört cami bulunmasına rağmen, Atatürk İlköğretim Okulunda kadınlara yönelik vaaz ve dini söyleşi yapıldığı yolunda haberler de kaygıyla izlenmiştir.

Okullarda kutlanacak etkinlikler, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilgili yönergelerinde belirtilmiştir. Ancak, bu tür kutlamaların yönerge dışı talimatlarla yerine getirildiği tespit edilmiş ve Genelkurmay Başkanlığınca yetkili kurumlar bilgilendirilmesine rağmen herhangi bir önleyici tedbir alınmadığı gözlenmiştir.

Anılan faaliyetlerin önemli bir kısmının bu tür olaylara müdahale etmesi ve engel olması gereken mülki makamların müsaadesi ile ve bilgisi dahilinde yapılmış olması meseleyi daha da vahim hale getirmektedir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.

Cumhuriyet karşıtı olan ve devletimizin temel niteliklerini aşındırmaktan başka amaç taşımayan bu irticai anlayış, son günlerdeki bazı gelişmeler ve söylemlerden de cesaret almakta ve faaliyetlerinin kapsamını genişletmektedir.

Bölgemizdeki gelişmeler, din ile oynamanın ve inancın siyasi bir söyleme ve amaca alet edilmesinin yol açabileceği felaketlerin ibret alınması gereken örnekleri ile doludur. Kutsal bir inancın üzerine yüklenmeye çalışılan siyasi bir söylem veya ideolojinin inancı ortadan kaldırarak, başka bir şeye dönüştüğü, ülkemizde ve ülke dışında görülebilmektedir. Malatya’da ortaya çıkan olayın bunun çarpıcı bir örneği olduğu ifade edilebilir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin çağdaş bir demokrasi olarak, huzur ve istikrar içinde yaşamasının tek şartının, devletin Anayasamızda belirlenmiş olan temel niteliklerine sahip çıkmaktan geçtiği şüphesizdir.

Bu tür davranış ve uygulamaların, Sn. Genelkurmay Başkanı’nın 12 Nisan 2007 tarihinde yaptığı basın toplantısında ifade ettiği “Cumhuriyet rejimine sözde değil özde bağlı olmak ve bunu davranışlarına yansıtmak” ilkesi ile tamamen çeliştiği ve Anayasanın temel nitelikleri ile hükümlerini ihlal ettiği açık bir gerçektir.

Son günlerde, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde öne çıkan sorun, laikliğin tartışılması konusuna odaklanmış durumdadır. Bu durum, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından endişe ile izlenmektedir. Unutulmamalıdır ki, Türk Silahlı Kuvvetleri bu tartışmalarda taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur. Ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri yapılmakta olan tartışmaların ve olumsuz yöndeki yorumların kesin olarak karşısındadır, gerektiğinde tavrını ve davranışlarını açık ve net bir şekilde ortaya koyacaktır. Bundan kimsenin şüphesinin olmaması gerekir.

Özetle, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün, “Ne mutlu Türküm diyene!” anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti’nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır.

Türk Silahlı Kuvvetleri, bu niteliklerin korunması için kendisine kanunlarla verilmiş olan açık görevleri eksiksiz yerine getirme konusundaki sarsılmaz kararlılığını muhafaza etmektedir ve bu kararlılığa olan bağlılığı ile inancı kesindir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Tuesday, February 13, 2007

Bir Kulunu Cok Sevdim!

Ibo'nun siyasete atilacagi haberlerinin ustune cok dusundum.. Uzaklara daldim ve uzun uzun dusundum.. Ibo'nun muhtesem kariyerini, piriltili yasamini dusundum.. Sonra, adamin butun bu rahat hayati birakip gercekten ulkesine hizmet edecek olmasini dusunmeye basladim ve bogazima bir dugum takildi.

Peki artik bizlere malolmus olan o eserlere ne olacakti? Daha kotusu, yoksa yenilerinden mahrum mu kalacaktik? Peki ya sanatsal kayginin, alegorik anlatimlarin ve saykedelik bir havanin hakim oldugu essiz klipler son mu bulacakti?? Butun bu dusunceler karsisinda bogulur gibi oldum ve isin icinden cikamadim. Ben de youtube'dan actim "Bir Kulunu Cok Sevdim"i ve doya doya izlemeye basladim.

Klipteki guzellikler ve muhtemelen literature giren teknikler saymakla bitmez ama sizlere bir hizmet olarak en bastaki ve en sondaki konusmalari yazmayi bir gorev bilirim:

Ibo pis pis Emel Yildirim'i takip etmektedir. Emel Yildirim Ibo'nun takip ettiginin farkindadir ve canina tak etmistir.

Emel Yildirim - Yine mi sen?
İbo - Evet.. çünkü (kadin sana neden mi sordu İbo? Ne cunkusu?)
Emel Yildirim - Cunkusu munkusu yok!! Cunku ben (bak bu da cunku dedi)
İbo - Eee sen?
Emel Yildirim - Eee si su.. Ben ve sen, yani ikimiz olmaz. Anladın mı O-L-M-A-Z.
İbo - Ama neden :(
Emel Yildirim - Surekli bir insanın beni takip etmesini istemiyorum.. Ikimize de gunah.. (Bahaneye bak... Birakma bunun pesini Ibo.. o da istiyor)
İbo - Sewmenin gunah oldugunu bilseydim yemin ederim seni sewmezdim. (Heyt be!)

Klip baslamistir, nedense el sikisirlar. Birbirlerine bu ask oyununda basarilar dilerler herhalde. Ibo kizi hala her yerde takip etmektedir, ve "vokalist ask melegi" arkadaslarinin dualariyla kizla kavusmanin hayalini kurar. Kiz Ibo'nun yogun takibi sonucunda herifi artik ruyasinda gormeye baslamistir. Bir ruyasinda Ibo kizin odasinin balkonunun demirlerinde ampul gibi siritmakta ve kiza bakmaktadir. Uykusundan uyanan kizimiz -ruya bu ya- nese icinde Ibo'ya kavusmak icin yataktan kalkar ve ellerini uzatarak Ibo'ya yaklasir. Sonra Ibo demirlerden asagi dusmesin mi?? Kan ter icinde uyanan kizimiz bu ruyadan sonra Ibo'yu sevdigini farkeder ve artik Ibo'nun kendisini takip etmesine ses cikarmaz. Kiz en sonunda penceresinin onunde seranat yapan Ibo'nun yanina gider ve trabzanlarda birer birer beliren "vokalist ask meleklerinin" sahitliginde ve yureklendirmesiyle Ibo'ya kavusur.

Vokalist Ask Melekleri - Hadi hadi
Emel Yildirim - Napayim? (vokalist ask meleklerinin ne oldugunu anlamadigim bir hareketi var burada) Ibrahiiim
Vokalist Ask Melekleri - Lutfeeen!
Vokalist Ask Melekleri - Oleeeey (sevgililer kavusmustur)

Sevgili Ibo, bizleri boyle saheserlerden mahrum birakmaya hakkin yok. O yuzden siyasete atilma kararini bir kez daha gozden gecirmeni umuyorum, saygilar sunuyorum.

Klibi bastan sona incelememe ragmen yine de izlemek isteyenler icin:



Not: Sonraki klip Ilhan Irem - Sazliklardan Havalanan imis..