Thursday, January 14, 2010

Cocuk Oyunlari

Uzerinden cok zaman gecmeden yazayim dedim..

Israil Dis Isleri Bakanligi'nin, Israil Buyukelcimize yaptiklari fena halde "Pal Sokagi Cocuklari"nda Nemecsek kardesimize yapilanlara benziyor..

Once "Pal Sokagi Cocuklari";

"Pal Sokagi Cocuklari" cok delikanli bir kitap olmakla beraber, adamin bam telini titretir, adami aglatir.. Aglatir dediysem, delikanli bir aglama; yani goze bir sey kacmasi, bogaza bir sey dugumlenmesi gibi.. Mehmet bilir, Artur'un yazlik sinemasinda "Babam ve Oglum" filmini 3 erkek izlerken yasanilan o buruk histen bahsediyorum (3. de Kaan Yurtoglu'ydu).

Kitabin konusuna, alt metinlerine girmeye gerek yok simdi ama tek diyebilecegim bir cocuk kitabi olmasina ragmen aslinda cok daha "buyuk" konulari ele aldigi ve elestirdigi..

Iste bu yuzden kitapta Nemecsek'e yapilanlar, gundemimizdeki diplomatik kriz ile benzer gibi hissettim. Diplomasi, politika, askeriye hatta is hayatindaki yapi ve kurallar cocukken oynadigimiz (bizim nesilde cok olmasa bile) oyunlardaki gibi ayni.

Adamlar buyukelcimizi alcak koltukta oturtmuslar, kameralara da "lutfen bizden daha alcakta oturdugunu kayit altina alin" diyorlar.. Vay be.. Tam oturacakken altindan koltugu da cekseydiniz keske.. Bizimkiler de karsiliginda yazili ozur beklediler.. Israilliler de verilen surenin dolmasina saatler kala ozur diledi.. Ee noldu simdi kardesim? Ne cozuldu? Her sey poz her sey protokol.. Kocaman adamlar adami guya asagilamak icin onu alcak bir koltukta oturtup kayit altina aliyor, oburleri de "ozur dileyin" diyor..

"Pal Sokagi Cocuklari"nda da, Nemecsek (fakir terzinin oglu, sarisin, celimsiz er Nemecsek) Macun Kulup'un toplantisindan gizli goreve gitmek icin kactiginda, emirlere karsi geldigi icin kara kapli deftere adi kucuk harflerle "erno nemecsek" olarak yaziliyordu.. Bu buyuk bir asagilama olarak goruluyordu ve verilebilecek en agir cezaydi.. Bence Israil Dis Isleri'nin aklina gelen yontemden daha olgunca bir ceza bulmus cocuklar.

Her sey oyun gibi.. Sadece buyudukce sonuclari daha agirlasiyor. Hicbir seyi gereksiz olcude ciddiye almamak lazim. Shakespeare demis taa ne zaman; "All the world's a stage, and all the men and women merely players: they have their exits and their entrances; and one man in his time plays many parts, his acts being seven ages".. Bu muhabbeti o kadar kliselestirdiler ki, hep cok geyik geldi ama meger oyle degilmis.

Bu arada er Nemecsek'in sonradan basina gelenleri, kahramanliklarini ve hazin sonunu "Tarihteki Delikanlilar" kosemde ayrica inceleyecegim..

Budapeste'deki "Pal Sokagi Cocuklari" heykeliymis bu

Wednesday, January 13, 2010

Macavity: The Mystery Cat

Bilenler biliyor, yasadigim sokak kedi dolu.. Her boyda, her renkte, her tipte sokak kedisi, ev kedisi, evden kacma sokak kedisi, bir suru kedi dolasiyor ortalikta..

Kedilerden bir tanesi T.S. Eliot'un "Macavity: the Mystery Cat"in aynisi; sarman, pis bir kedi.. Ne zaman gorsem bir cakallik, yaramazlik pesinde.. Sabah evin onundeki copten firlayip onumdeki kadincagizi korkudan bayiltacakti.. Diger kedileri de orgutlediginden emin gibiyim..

Macavity: The Mystery Cat

Macavity's a Mystery Cat: he's called the Hidden Paw--
For he's the master criminal who can defy the Law.
He's the bafflement of Scotland Yard, the Flying Squad's despair:
For when they reach the scene of crime--Macavity's not there!

Macavity, Macavity, there's no on like Macavity,
He's broken every human law, he breaks the law of gravity.
His powers of levitation would make a fakir stare,
And when you reach the scene of crime--Macavity's not there!
You may seek him in the basement, you may look up in the air--
But I tell you once and once again, Macavity's not there!

Macavity's a ginger cat, he's very tall and thin;
You would know him if you saw him, for his eyes are sunken in.
His brow is deeply lined with thought, his head is highly doomed;
His coat is dusty from neglect, his whiskers are uncombed.
He sways his head from side to side, with movements like a snake;
And when you think he's half asleep, he's always wide awake.

Macavity, Macavity, there's no one like Macavity,
For he's a fiend in feline shape, a monster of depravity.
You may meet him in a by-street, you may see him in the square--
But when a crime's discovered, then Macavity's not there!

He's outwardly respectable. (They say he cheats at cards.)
And his footprints are not found in any file of Scotland Yard's.
And when the larder's looted, or the jewel-case is rifled,
Or when the milk is missing, or another Peke's been stifled,
Or the greenhouse glass is broken, and the trellis past repair--
Ay, there's the wonder of the thing! Macavity's not there!

And when the Foreign Office finds a Treaty's gone astray,
Or the Admiralty lose some plans and drawings by the way,
There may be a scap of paper in the hall or on the stair--
But it's useless of investigate--Macavity's not there!
And when the loss has been disclosed, the Secret Service say:
"It must have been Macavity!"--but he's a mile away.
You'll be sure to find him resting, or a-licking of his thumbs,
Or engaged in doing complicated long division sums.

Macavity, Macavity, there's no one like Macacity,
There never was a Cat of such deceitfulness and suavity.
He always has an alibit, or one or two to spare:
And whatever time the deed took place--MACAVITY WASN'T THERE!
And they say that all the Cats whose wicked deeds are widely known
(I might mention Mungojerrie, I might mention Griddlebone)
Are nothing more than agents for the Cat who all the time
Just controls their operations: the Napoleon of Crime!

Bu arada, T.S. Eliot, Cats müzikalinin temel aldigi, kedilerle ilgili siir kitabının yazarı.. Bu vesileyle Andrew Lloyd Webber'a da selam olsun.. Baska bir yazida da ondan bahsederim..

Monday, January 11, 2010

Benim annem guzel annem


Guzel annem, sansli babam..

Tuesday, May 5, 2009

Monday, April 20, 2009

Konusma Karisma Karistirma

Askerde ogrendigim seylerden birisidir Konusma Karisma Karistirma (kisaca 3K diyelim) konsepti..

Askerlik gibi nereden neyin gelecegi belli olmadigi, her an pis bir isin veya angaryanin kilitlenebilecegi ve belanin bulunabilecegi ortamlarda, hasarin minimalize edilmesi acisindan oldukca faydali; veya basa bir is gelmesi durumunda da kisinin en azindan "kendi salakligim yuzunden olmadi" diye dusunerek icini rahatlatmasi acisindan onemli bir konsepttir 3K..

Bir yerde sevgili n'goccum Hamit ile oynadigimiz "olu taklidi" oyununun gunluk yasantiya uyarlanmis hali de diyebiliriz.

Bu zamana kadar nice heyecanli yigitler gordum, kendi kendilerini yakan, baslarina olmadik isler acan, cok fena kasnaklara kurban giden.. Askerden once ben de bu heyecanli, kanlari fikirdayan arkadaslardandim ama asker ocagi bana cok onemli bir ders verdi.

Konsepti aciklamak icin oncelikle 3K'daki her K'yi ayrica inceleyelim:

Proaktif Disclaimer: Biliyorum bazilariniz, ozellikle birtaneniz diyecek ki "ulan ne demek konusma, karisma, karistirma.. sonuna kadar konusurum karisirim karistiririm".. Biliyorum oyle yaparsin ama unutma ki bu konsept yalnizca kendini koruman gereken, basina is almak istemedigin zamanlarda basvurman gereken bir hal ve tavri anlatmakta.. Ben sana pasif ol, etliye sutluye dokunma demiyorum ki.

1. Konusma: Tehlike aninda ilk yapilmasi gereken sey insanin kendisi biraz geri cekmesi, ortami ve gelismeleri degerlendirmesidir. Bu saniyorum zaten herkesin her zaman yapmasi gereken bir sey ama bazen oyle olmuyor iste.. Atalarimiz ne demis: "bogazda 40 bogum vardir"

Ornek:

Patron: Arkadaslar bundan sonra projede su sekilde ilerleyecegiz, sunlari ve bunlari yapiyor olacagiz.. Bunlari yaparken de ilk fazda hazirladigimiz dokumanlar bize input olacak..

Delikanli: Ama ilk fazdaki dokumanlari hazirladiktan sonra cok sey degisti, musteri bir suru sey degistirdi.. Dokumanlari guncellemek lazim!

Patron: Bravo, cok dogru bir noktaya parmak bastin (kasnak gelecegi o kadar belli ki).. O zaman sen dokumanlari guncellemeye basla.. Yarina biter diye dusunuyorum.

Delikanli: Vışşşş

Naptin simdi delikanli? 2 dakika sabretseydin olay su sekilde gelisecekti:

Patron: Arkadaslar bundan sonra projede su sekilde ilerleyecegiz, sunlari ve bunlari yapiyor olacagiz.. Bunlari yaparken de ilk fazda hazirladigimiz dokumanlar bize input olacak.. -kisa bir sessizlik- bu asamada ilk fazda hazirladigimiz dokumanlari guncellememiz gerekiyor, cunku biliyorsunuz cok sey degisti.. Bu isi sen yap Hamit..

En azindan Hamit olsam bile yapacak bir sey yok, elimden bir sey gelmez. Yalnizca kadere isyan ederim.

2. Karisma: Tehlikeyi sesimizi cikarmayarak savusturduk diyelim; bu noktada en fazla karsilasilan yanlis sudur: Tehlike gecti. Hayir efendim, tehlike her zaman olabilir. Tehlike ille ortaya atilan bir laf ile cikacak bir sey degil ki.. Bilip bilmeden, lafin basini kicini duymadan her seye karismamak gerekir.

Örnek:

Komutan (2 kisiyle konusuyor): ....... (lafin basi duyulmamistir) mesela ben bu bilmem neyle bilmem neyin farkini bir turlu anlayamadim (ingilizce iki kaliptan bahsediyor)

Mal Onbasi: Komutanim birisi bu oburu su demek oluyor.

Komutan: ooo sende iyi ingilizce var, sen bana hergun aksam yemekten sonra 20:00'ye kadar ders ver..

Mal Onbasi: Vışşşş

Naptin onbasim?? Nolacak simdi o nobetler, gidip komutan mi tutacak senin yerine.. Halbuki lafa karismasaydin olaylar su sekilde ilerleyecekti:

Komutan (ortaya konusarak): ....... (lafin basi duyulmamistir) mesela ben bu bilmem neyle bilmem neyin farkini bir turlu anlayamadim (ingilizce iki kaliptan bahsediyor) -sessizlik- neyse ya ogrenecez artik bir sekilde..

Sen sag ben selamet

3. Karistirma: Aslinda konusmayan ve karismayan insanlar cok yuksek ihtimalle tehlikeleri bertaraf eder ve hayatlarina mutlu mesut devam eder.. Ama bir grup insan var ki bunlar isleri karistirmadan duramazlar.. Bu tur insanlar icin tehlike hep devam eder, asla gecmez cunku bir sekilde dunyada her sey oyle ya da boyle devam etmektedir. Devam eden bir seye takilip onlari karistirmak her zaman mumkundur, dolayisiyla tehlike her zaman mevcuttur. Aslinda bunlar nasihat degil dayak gerekir ama olsun, bu tur insanlar icinde birisi var cok severim (hafif koca kafalidir) akli basina gelsin diye ben yine de elimden geleni yapacagim.

Örnek:

Kahraman: Butun suclular kodesi boyladi dostum, adalet yerini buldu sonunda..

Kotu adam: Evet.. ama David'in $250,000 rusvet almasi beni kahrediyor adamim..

Kahraman: Haklisin dostum.... Bir dakika... David'in hesabinda $250,000 oldugunu yalnizca ben ve Scott biliyorduk.. Sen nasil ogre (diksinya)...

Lan olm az daha sikamadin mi disini, karistirma iste orasini.. yok nasil ogrendin yok bilmem ne.. Karistirmasaydin isleri olaylar su sekilde gelisecekti:

Kahraman: Butun suclular kodesi boyladi dostum, adalet yerini buldu sonunda..

Kotu adam: Evet.. ama David'in $250,000 rusvet almasi beni kahrediyor adamim..

Kahraman: Koy gitsin dostum, insanoglu cig sut emmis..

İste boyle a dostlar..

Ev Hediyesi

Bildiginiz uzere yaklasik 15 gunu askin suredir kendi evimde oturuyorum.

Ev esyalarini IKEA isimli pazarlama harikasi fakat tedarik rezaleti (belki de Turkiye'de boyledir) firmadan alip kurduktan sonra esya olarak yeni bir sey girmedi eve.. ta ki cuma gunune kadar..

Cuma aksami isten arkadaslarim eve ziyarete geldiler.. Saolsunlar bir de ev hediyesi almislar.. İsmini vermek istemedigim bir arkadasimin ilginc ev hediyesi anlayisini bir yana birakirsak, cok guzel bir hediye: Langirt masasi!!

Kuracagim langirt ligi veya langirt kupasi'na (aslinda kupa daha heyecanli olabilir) katilmak isteyen herkes partnerini ve takiminin adini yazsin. Ilk turnuvaya katilmak ucretsiz ama kazananlara tabi ki oduller olacak..

Friday, April 3, 2009

3 Lions (on a shirt ulan!)



Bizler inandik, siz de inanin gencler!!

Bu da dunyanin en guzel amblemi..